Şimdi

Tanışma Zamanı

Ceren Başgül

İstanbul’da doğup Kadıköy’ün canlı sokaklarında büyüyen Ceren Başgül, şu anda Karadağ’ın doğal güzelliğinin kalbinde yaşayan bir sanatçı ve içsel keşif yolcusu. Görsel İletişim ve Tasarım bölümünü bitirdikten sonra, yolu fotoğrafçılıktan videoya, dövmeden şiire ve büyük ölçekli duvar resimlerine kadar birçok yaratıcı alandan geçti.

Sanat yolculuğu 13 yaşında aldığı güzel sanatlar eğitimiyle başladı. 14 yaşına geldiğinde ikinci Reiki sertifikasını alarak spiritüel yoluna da adım atmıştı. Yıllar içinde kadim teknikleri, ezoterik çalışmaları ve derin içsel sorgulamaları bir araya getirdi ve bu yolculuk onu zamanla dört elementin rehberliğinde köklenen bir anlayışa taşıdı.

Son on yıldır elementlerle olan ilişkisini yalnızca geleneksel öğretiler ya da astrolojiyle değil; doğada yaptığı fotoğraf çekimleri, şamanik buluşmalar ve spiritüel dövme gibi bedensel deneyimlerle de besledi. Bu içsel ve dışsal keşif yolculuğu bugün Elementalite çatısı altında ifadesini buluyor — sanatın doğayla buluştuğu, yaratıcılığın meditatif bir ritüele dönüştüğü bir alan.      

Bugün Karadağ’ın Tivat şehrinde yaşayan Ceren, insanları doğayla ve kendileriyle yeniden bağ kurmaya davet eden atölyeler düzenliyor. Ormanda taş boyamak ya da güneşin altında niyetler yakmak gibi sade ama derin uygulamalarla; bu buluşmalar teknikten çok, kalbimize ve kim olduğumuza dönmeyi amaçlıyor.

Her atölyede, Ceren kendine has mizahı, derin sezgisi ve sakinliğiyle insanlara yalnızca bir şey yaratmayı değil — hissederek var olmayı hatırlatıyor.

İpek Kutbay

İstanbul’da doğan İpek, hem dünyayı hem de insan ruhunu keşfetmeyi seven bir yolcu. Galatasaray Lisesi’nin ardından Boğaziçi Üniversitesi Felsefe bölümünü bitirdi. Sonrasında Yale Üniversitesi’nde The Science of Well-Being, Business Negotiation ve Everyday Parenting sertifika programlarını tamamladı.

27 yıldır matematik, fizik, kimya, felsefe ve psikoloji alanlarında özel dersler veriyor; son 11 yıldır bu süreci tamamen online olarak sürdürüyor. Onun öğretme tarzı, mantığı sezgiyle, bilgiyi anlayışla buluşturuyor. Her şeyden önce şu soruyu önemsiyor: Bir şeyi gerçekten anlamamızı sağlayan nedir?

Müzik ve dans, hayatının en doğal ritimleri. Çocukluğundan beri sahnedeydi; çaldı, söyledi, dans etti... Onun için müzik, matematik kadar temel bir ritim — hayatını onun üzerine kuruyor.

Karadağ’a taşınmadan önce, Türkiye’de neredeyse 20 yıl boyunca kültür ve sanat etkinlikleri organize etti. Taşındıktan sonra Turizm ve Otelcilik fakültesinde eğitim alarak ulusal kokartlı rehber oldu. İster antik bir kasabada bir gruba liderlik etsin, ister doğada ya da online birini kendi içine doğru yönlendirsin — rehberlik etmek onun ruhunda var.

Bugün, Elementalite’de tüm bu yollar buluşuyor. İpek; doğada ya da online, insanların kendi elementleriyle, kendi hikâyeleriyle ve birbirleriyle yeniden bağ kurmalarını sağlayan deneyimler tasarlıyor ve yürütüyor. Onunla öğrenmek bir ders değil — ortak bir yolculuk.

Celil Göde

İstanbul'da doğan Celil, Fenerbahçe Spor Kulübü’nde lisanslı bir sporcu olarak yetişti; 17 yaşındayken Türkiye Kürek Milli Takımı'nda yer aldı. Disiplinle bedeni dinlemeyi, doğayla birlikte hareket etmeyi ilk orada öğrendi.

Sahne sanatlarıyla ilişkisi İstanbul Üniversitesi SBF Tiyatro Kulübü’nde oyunculuk ve yönetmenlikle başladı. Bale ve çağdaş dans eğitimleriyle bedeni, Mimar Sinan Üniversitesi’nde aldığı derslerle sahne tasarımını keşfetti. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nda (İKSV), Tiyatro, Müzik, Caz Festivalleri ve İstanbul Bienali gibi uluslararası etkinliklerde uzun yıllar boyunca çeşitli görevler üstlendi. İKSV Salon’da yüzlerce performansa ışık tasarımı yaptı. Türkiye ve Avrupa'da birçok tiyatro, dans ve müzik grubuyla işbirliği yaparak tasarımlar üretti, gösteriler yönetti ve atölye çalışmaları yürüttü.

Işık ve ses tasarımı, dans ve beden çalışmaları, metin çözümleme ve dramaturgi gibi teknik alanlardaki deneyimlerini; felsefe, psikoloji, sosyoloji ve bilimsel okumalarla derinleştirdi. Frekans, ışık, beden ve ritmin kesişiminde, sahne sanatlarının sadece izlenen değil, yaşanan bir şeye dönüşebileceğini fark etti.

Elementalite, bu arayışların ve birikimlerin içten gelen bir çağrısıyla şekillendi. Hem bir alan, hem bir deney, hem de bir yolculuk. Sahne ile bedenin, doğa ile sanatın, birey ile kolektifin buluştuğu bu projede, yıllar içinde biriktirdiği bilgi ve sezgileri başkalarıyla paylaşmayı; birlikte deneyimlemeyi ve dönüşmeyi amaçlıyor.

Çünkü Celil için sahne, sadece bir gösteri alanı değil. Bir geçit, bir ayna. Ve belki de en çok: kendine, başkasına ve hayata daha derinden bakmak için bir davet.

Scroll to Top